Başarısızlıklarınız ile Nasıl Barışırsınız?



“Her zaman doğru kararlar veremeyeceğimizi, bazen krallar gibi rezil olabileceğimizi “başarısızlığın başarının zıttı olduğunu değil, bir parçası olduğunu anlayarak” kabul etmemiz gerekir.” Arianna Huffington


Arianna Huffington’un güzel bir sözü ile başlıyorum haftaya….

“Başarılı olmak” takdir edilmeyi, sevilmeyi, fark edilmeyi, hatta değer görmeyi sağlıyor çoğumuzun hayatında.. Ailemizde, okulda, iş hayatında hep başarılı olmak öğretiliyor. Okulda 100 almadığımızda, “Hımmm demek ki daha çok çalışmalı ve gelişmelisin diyor büyüklerimiz” Ya da bir proje istediğimiz sonuçları vermediğinde “Daha çok çalışmalısın diyoruz” kendi kendimize veya çalışanlarımıza….Başarısız olmanın hayatta en kötü olgulardan birisi olduğu gibi bir algımız var maalesef. Başarılarımızı anlatmak çoğu zaman bir gurur kaynağı, ama başarısızlıklarımızı paylaşmak çoğu zaman küçük düşürücü bir olgu.


Ancak Arianna Huffington ne güzel söylemiş. Başarısız olmakta, başarılı olmak kadar doğal bir olgu.


Peki nasıl olacak bu diyenlerinizi duyar gibiyim:) Bugüne kadar hep “Başarı odaklı” olmaktan çıkıp başarısızlıklarımızı da kabul etmek mümkün mü?


Benim de yanıtım size “Tabiki mümkün” olacak.


Bunun için lütfen önce “Yaşadığınız Başarısızlık Duygusunun” içinden çıkın ve kendinize tüm bu olayı dışarıdan gören bir siz olarak bakın. Bir kamera gözünden bakın kendinize… Bu bakış açısı ile büyük resmi gördüğünüzde şimdi size “Sen Başarısız Oldun” diyen içinizdeki o sesi duymaya çalışın.


O ses aslında size mi ait? Yoksa geçmişte aslında benzer tabloda size tepki veren ve sizi


“Başarısız olarak niteleyen Annenize, Babanıza, Yöneticinize, liste uzar gider”... Kime ait? Bir bakın bakalım.


Gerçekten sizi başarısız olarak niteleyen o içinizde konuşan sesin size ait olmadığını fark ettiyseniz aslında büyük bir adım atmış durumdasınız.

Şimdi o sesin aslında size söylemeye çalıştığı gerçek “iyi niyeti” görmeye çalışın. Örneğin sizi “Başarısız” olarak nitelerken aslında sizi bir yandan da “İçinde bulunduğunuz durumda gerekli öz disiplininizi kurmanız için tetikte tutuyor olabilir mi?” Ya da geçmişe ait bir inancınızı size göstermeye çalışıyor olabilir mi? “Başarılı insanlar her zaman sevilir “ gibi….


Peki bu gerçeği fark ettiyseniz şimdi kendinize kocaman sarılın ve alın kağıdı kalemi elinize ve başlayın yazmaya.. İçinizden gelen tüm o nefreti dökün ve sonra da kendinize “Teşekkür edin” Yazıyla birlikte aslında nasıl bir terapi içerisinde olduğunuzu da fark edeceksiniz. Bırakın kalemin ucundan dökülsün içinize attığınız tüm bastırılmış duygularınız… Ancak çok önemli bir nokta var ki kendinize Teşekkür etmeyi unutmuyorsunuz tamam mı?

-Gösterdiğim çaba için kendime teşekkür ediyorum.

-Tüm yüreğimi koyduğum için teşekkür ediyorum.

-Ben iyi bir iz bırakmak için çalıştım, kendime teşekkür ediyorum….gibi…


Eminim sizden daha güzel sözler akacaktır.


Ve bugünü bir milat olarak kabul edip, yeni bir sayfa açın kendinize.. Kendinizi başarısızlıklarınız ve başarılarınızla sevdiğinizi itiraf edin kendinize.. Çünkü siz tam ve bütünsünüz ve sizden bir tane daha yok.. Öyleyse başarısızlıklarınıza yüklediğiniz negatif anlamın sizi aşağı çekmesini bir kenara bırakarak, onlarla barışmaya ve sizi büyüttüklerini görün…


Başarısızlıklarınızla barıştığınız bir hafta olması dileğiyle

Burcu Şen

İyibiriz Özde Dönüşüm Merkezi

Kurumsal Öğrenme&Gelişim Projeleri Danışmanı

Kadın Liderlik Gelişim Koçu-NLP Uzmanı


18 görüntüleme