Z Kuşağını Anlamak ve Onunla Yaşamayı Öğrenmek



Geleceğin yöneticilerinin içinde olduğu Z kuşağını tanımak sanıldığı kadar kolay değil.


Ne istiyor Z kuşağı? Neyle mutlu oluyor? Öncelikle basmakalıp X ve Y kuşağının kurallarından sıyrılmak istiyor. Genel geçer konularla değil; gerçek anlamda doğayı, insanı, canlıyı geleceği koruyan konulara kafa yormak istiyor. 9-5 çalışmak değil derdi; üretmek istiyor. Üretirken mutlu olmak esas amacı. Gerçek anlamda mutluluğu bulduğu zaman da zaten verimli olacak.


Bir görüşe göre; 10 yıla kadar kurumsal firmalar kalifiyeli eleman bulamayacaklar, bulsalar da onları ellerinde tutamayacaklar. Kısmen doğru bu hipotez. Çünkü hala X kuşağı mantığı ile çalışanını motive etmeye çalışan kurumlar mevcut. Piknikle mutlu olan bir nesil yok karşımızda, gerçekten faydalı olmak istiyor. Peki nasıl mutlu olur Z kuşağı?


Öncelikle dijital çağın içine doğan kuşağı motive etmek için teknoloji işin içinde olmalı. Asla tembel değiller sadece basmakalıp sıkıcı rutin işlerde çalışmak istemiyorlar. Rutinini bozmayan şirketler yeni nesli kaybetmeye mahkumlar. Y kuşağının aksine bireyselci değiller. Bu bağlamda beraber üretmenin tadına varabilen şirketler Z kuşağını elinde tutar.Z kuşağının deneyimleyeceği ortamlarda yaratmak/yaratıcılık birincil koşul olmalı.


Çünkü üretmeden tüketmek dünyanın sonunu hazırlamaya maalesef yeterli. Z kuşağı bu konularda fazlasıyla duyarlı. Global ısınma, hayvan ve çocuk hakları ile ilgili çalışmalar yapmak bile müdür olduğunda arabanın modeli değişecek vaadinden çok daha etkili olacaktır. Artık işe alım mülakatlarına gitmeden önce şirketin sosyal sorumluluk faaliyetlerine bakan adaylar mevcut. Bunun bilincinde olup ona göre hareket etmek gerekmektedir.


Peki neden hala hazır değiliz? Çünkü kurumlar hala ekonomik sistemin dışına çıkarlarsa kaybedeceklerini düşünüyorlar. Bu konuda fazlasıyla yanılmaktalar. Çünkü geleceğin iş gücünü kazanamayan kurumların kaybı önümüzdeki 10 senelerde çok daha fazla olacak. O yüzden Z kuşağı şirketleri değil, kurumlar Z kuşağını anlamalı ki, gelişim hep beraber olsun.


Bu kadar övdük Z kuşağını. Peki hiç mi yok bu kuşağın geliştirilebilir yönleri? Evet var. Mesela fazlasıyla sabırsızlar. Bu konuda dizginlenmeye ihtiyaçları var. Gençliğin verdiği tez canlılığın yanında teknolojinin de getirdiği bir şey bu. Çünkü bir tıkla istedikleri müziğe, sarkıcıya, ürüne, bilgiye ulaşabiliyorlar. Bu yüzden beklemek istemiyorlar. Siz de düşünün bu kadar imkana doğsanız; beklemek ister miydiniz?


Neden 2 yıla düştü ortalama çalışan yılı? Çünkü şirketler artık tutamıyor çalışanlarını. Hele ki Z kuşağının sabırsızlığı ve girişimci ruhu sahaya çıktı mı bu süre azımsanmayacak kadar azalacak. 9-5 çalıştıramazsanız Z kuşağını. Proje verebilirsiniz, süreç konuşabilirsiniz ama sonrasında özgür bırakmalısınız. Üretimine katkıda bulunacak ortamı sağlamalısınız. Aylık kota satışlarla değil, farklı dinamiklerle performansını ölçümleyebilirsiniz. İş tanımını klasik yapmamalısınız mesela; çünkü evet belki okuyacaktır ama dikkatini çekmeyecektir. Öyle kurgular yapmalısınız ki, hem dikkatini hem de ilgisini çekmeli.


Unutmayın sadece sizin seçtiğiniz değil, sizi seçen bir nesil geliyor.

Bir sonraki yazıda buluşuncaya kadar sevgiyle kalın.


Sevgi Hantal

Kuşaklararası İletişim Danışmanı


58 görüntüleme